Botoks
Botulinum toksin enjeksiyonları ile üst yüz bölgelerine, alın, kaş ortası, kaz ayaklarındaki veya göz altındaki çizgilenmelerin giderilmesi sağlanmaktadır. Uygulama klinik ortamında yapılabilmekte olup, önce kişiye on dakikalık anestezik krem sürülür. Yüz bölgesinde belirlenen noktalara küçük iğneler aracığıyla botulinum toksin enjeksiyonu yapılmaktadır. Uygulama hastanın yüzünde ilk beş gün etkisini göstermemektedir. Daha sonrasında ise uygulamanın altıncı veya yedinci gününden itibaren yapılan işlem etkisini göstermeye başlamaktadır. Uygulamanın kalıcılığı dört ila altı ay arasında olması beklenmektedir. Botoks uygulamasını genellikle otuzlu yaşlardan sonra tercih edilmesi tavsiye edilmektedir. Hem kişinin yüz bölgesindeki kırışıklıklarının önlem almasını sağlamakta hem de bu kırışıklıkların oluşmasının önüne geçilmesi planlanmaktadır.

Koltukaltı Botoksu
Koltuk altı bezlerinin, aşırı terlemesi veya el ve avuç içlerindeki aşırı terleme durumlarında botoksbotulinum toksin enjeksiyonunu kullanılmaktadır. Aşırı terlemenin olduğu alanlar işaretlenerek küçük iğneler yardımıyla botoksbotulinum toksin hastaya enjekte edilir. Yaklaşık altı aylık bir süre sonrasında hastanın aşırı terlemesinin önüne geçilmekte ve sosyal hayatında daha konforlu geçirmesi sağlanmaktadır.
Dolgu
Doğru dolgu uygulaması için estetik konusunda deneyimi olan ve yüz anatomisine bilerek yüze en çok uyabilecek müdahalelerin kararını verebilecek yeterlilikte, estetik bakış açısıyla yüz oranlarına müdahale edebilecek yeterlilikte donanım ve bilgide uzman bir doktorun operasyonu gerçekleştirmesi gerekmektedir. Kısa sürede kolaylıkla uygulanabilecek dolgu yöntemi, yüzü şekillendirmek, hacim sağlamak ve kırışıklıkların tedavi edilmesinde kullanılmaktadır. Dolgu malzemesi olarak kendi hacminden bin kat fazla su tutabilen ve enjekte edildiği yerde şeklini muhafaza edebilen, vücutta zaten doğal olarak bulunan hyalüronik asit kullanılmaktadır; bu nedenle ciltte herhangi bir alerjik reaksiyon yaratma olasılığı bulunmaz. En çok tercih edilen dolgu maddesi olan hyalüronikasitin uygulanması yaklaşık 15-30 dakika arasında sürmektedir. Anestezik kremlerle enjeksiyon yapılacak noktalar uyuşturulduktan sonra çok ince iğneler ve kanüllerlehyalüronik asit preparatı derinin farklı yerlerine enjekte edilecektir. İşlem kısa sürede tamamlandığı için ameliyatın riskinden uzak ve uygulamadan hemen sonra normal hayatınıza dönmenize bir engel teşkil etmeyecektir. Vücudunuzda istemediğiniz asimetrilerin düzeltilmesi, yüzdeki çeşitli kırışıklıkların, kaza ve travma sonucu oluşan deformasyonların giderilmesi, yanak-dudak ve elmacık kemiği dolgunlaştırması gibi nedenlerle dolgu yöntemi kullanılabilmektedir. Alındaki çizgiler, dudak etrafındaki çizgiler, göz çevresi kırışıklıklar, nazolabial çizgiler (burun kenarındaki çizgiler), burun ve ağız arasındaki çizgilerden de dolgu yöntemiyle kurtulabilirsiniz. Genellikle iki seans olarak uygulanan hyalüronik asit dolgu yöntemi; ilk defa yapılıyorsa, ikinci veya üçüncü kez tamamlayıcı bir işlem uygulanabilir. Kişinin cilt yapısı ve dolgunun niteliğine bağlı olarak yaklaşık 6 ile 12 ay arasında kalıcılık sağlanacaktır. Güzel bir dudakta alt dudak, üst dudaktan üçte bir oranında daha dolgun olmalı, gülümserken diş etleri ortaya çıkmamalıdır. Güzel dudağın kriterleri dudağın hacmi, genişliği, simetrisi, alt ve üst dudağın birbiri ile orantısı olarak sayılabilir. Doğal olarak ince ya da yaşa bağlı olarak dudak incelmesi yaşayan kişiler çoğunlukla mutsuz ve yorgun göründükleri şikâyeti ile dudak dolgusu estetiğine başvurmaktadırlar. Önce yüzün genel yapısına uygun dudak tasarımı yapılır, dolgu enjeksiyonu ile birlikte eğer dudak kenarlarından aşağıya doğru sarkmalar varsa onlar da tedavi edilir. Öncelikle dudağa sürülen bir anestezik krem ile enjeksiyon işleminin acısız olması sağlanır. Dolgu maddesi enjekte edildiği bölgeye hacim vermekte ve etkisi hemen görülmektedir. Ayrıca içeriğindeki madde doğal olduğu için oldukça güvenilirdir. İnce uçlu enjeksiyon iğneleri ile enjekte edilerek dudağa istenildiği gibi hacim verilir. Ortalama 15 – 20 dakika süren ağrısız ve basit bir işlemdir. Böylece, dudağın cazibesini artıracak kıvrımlar da belirgin bir şekilde ortaya çıkarılır. Dolgun ve doğal görünen dudaklara sahip olarak daha mutlu, daha genç ve daha enerjik görünebilirsiniz… Dudak dolgusu için kullanılan hyalüronik asit 6-12 ay süreyle kalıcıdır. Dolgunun kalıcılığı kişinin mimik yapma alışkanlıklarına, çevresel şartlara ve dolgu maddesinin yapısına göre değişir. Fakat düzenli olarak dudak dolgusu yaptıran kişilerde dudak dolgusunun kalıcılık süresinin uzadığı gözlenmektedir. Dudak dolgusu gençlerde alt ve üst dudak oranlarını uyumlu bir şekilde artırmak için ve dudaklardaki yaşlanmaya bağlı olarak oluşan hacim kaybını gidermek için yapılır. Dudaklar yüzün sağlık ve mutluluk göstergesi olan en önemli uzuvlardan birisidir. Göz altı morlukları, torbalanmaları ve halkaları en yaygın görülen estetik sorunların başında gelir. Kişiler olduğundan daha yorgun, yaşlı ve sağlıksız göründüklerine dair şikayetler ile estetik cerrahiye başvurur. Tüm bunların sebebi ise göz altında oluşan çukur ve torbalardır. Göz altında oluşan bu estetik sorunların nedenleri arasında genetik problemler, alerjik reaksiyonlar, alkollü içecekler, sağlıksız yaşam, yatış pozisyonu veya uyku düzensizlikleri, bu durumun en önemli unsurlarıdır. Çünkü göz altı çok hassas bir bölgedir ve deformasyon riski oldukça yüksektir. Dolguya, ışık dolgusu adı verilmesinin nedeni ise cilde parlak ve aydınlık bir görünüm kazandırmasıdır. Özel olarak göz altı için geliştirilmiş¸ bir dolgu maddesi ile yapılmaktadır. Bu dolgu maddesini diğerlerinden farklılaştıran temel faktör içeriğidir. İçeriğinde hyaluronikasitin yanı sıra lidokain, vitaminler, mineraller, aminoasitler ve antioksidanlar bulunur. Dolgu işleminden önce göz altlarına lokal anestezi uygulanır. Ardından dolgu maddesi özel uçlu iğnelerle göz altlarına enjekte edilir. Bu sayede göz altındaki deforme olmuş doku ve hücrelerin onarılması sağlanır ve işlem onarılan dokuya eşit dolgunun eşit şekilde dağılması için masaj yapılır. Uygulama 30 dakika gibi kısa sürede tamamlanarak kişinin göz altları eşit oranda ışık alarak parlak ve canlı bir görünüme kavuşur. Etkisini ortalama 1 yıl boyunca sürdüren ışık dolgusu ameliyatsız ve tek seans olarak uygulanan bir işlemdir.Tekrar uygulamalar kalıcılık süresini artırmaktadır. Özelikle mevsimsel geçişlerde uygulanan ışık dolgusu; cildin doğal yapısı ile uyumlu olan özel bir karışım olduğu için herhangi bir yan etki ile karşılaşılmaz. Enjeksiyonun ardından hasta normal yaşantısına hemen devam edebilir, iyileşme sürecine ihtiyaç olmaz.

Mezoterapi
Yüzde özellikle yaşlanma etkilerin görüldüğü yerlere, mezoterapi yöntemi kullanılarak bazı anti-aging özellikteki yapı, vitamin ve minerallerin uygulanmasıdır. Bu etkili ilaçlar yüzdeki sadece yorgun kısımlara uygulanırken diğer kısımlar rahat bırakılarak gereksiz olarak bir etkene maruz bırakılmayarak yorulmalarına izin verilmeyecektir. Uygulanacak kişinin ihtiyacına göre seans periyotları ayarlanırken, çoğunlukla altı seansta istenen etkiye ulaşılmaktadır. Bir destek tedavi yöntemi olarak da botoks ve dolgunun yanında sıkça başvurulan bir yöntemdir. İnce ve kısa iğne uçları kullanılarak uygulanan mezoterapi yöntemi, selülit tedavisinde ve bölgesel zayıflama amaçlı olarak genellikle estetik için kullanılmaktadır. Saç dökülmesi, cilt yaşlanması ve çeşitli cilt problemleri için de başvurulan yöntemlerden biri olan mezoterapide yapılacak enjeksiyon sayısı; hastaya, şikayetine ve uygulama yapılacak bölgenin anatomik yapısına bağlı olarak değişmektedir.

Ameliyatsız Göz Kapağı Estetiği
Yaşlanma ve yerçekimi faktörlerinin de oluşturmuş olduğu etkileri ile oluşan üst göz kapağı cildinde sarkma, kırışma; alt göz kapağında torbalanma ve gevşemelere yönelik olan cerrahi girişimdir. Bu operasyon ile üst göz kapağındaki deri fazlalığı alınır ve döz kapağındaki gevşeklik giderilir, torbalanma dediğimiz yağ dokusu fıtıklaşmaları yeniden şekillendirilir. Böylece kişiler yorgun ve uykusuz görünümlerinden kurtularak daha canlı bir görünüme kavuşur. Göz kapağı estetiği genellikle 30 yaş sonrasında, üst göz kapağında deri fazlalığı olan ve alt göz kapağında torbalanmaları olan hastalara yapılmaktadır. Tüm estetik cerrahi operasyonlarında olduğu gibi göz kapağı estetiği ameliyatı öncesinde de hasta eğer kullanıyorsa sigarayı ameliyattan 2 hafta önce ve ameliyattan 2 hafta sonra olmak üzere bırakmalıdır. Kan sulandırıcı Aspirin veya benzeri ilaç kullanımı varsa en az 10 gün öncesinden bırakmalıdır. Sürekli aldığı başka ilaçlar ya da vitamin hapları (Ginseng, Gingkobloba, CoQ vs. Içeren) varsa mutlaka 1 hafta öncesinden kesilmelidir. Bunların dışında farklı bir durum mevcutsa yine hasta doktoruna bilgi vermelidir. Üst göz kapağındaki kesi göz kapağı kıvrımı hizasında, alt göz kapağında da kirpiklerin hemen altında veya bazen de kapak içlerinde yer alır. Fazla cilt dokuları çıkarılır fıtıklaşan yağlar yeniden şekillendirilerek göz kapağı ile yanak geçişi daha pürüzsüz hale getirilir. Operasyon genelde 45 dakika -1 saat arası sürmektedir. Operasyondan sonra aynı gün taburcu olunabilir veya 1 gece yatış gerekebilir. Göz etrafında hafif morluk ve şişme olabilir. Dikişler genelde 5-7. gün alınır. 1 hafta sonra şişlikler ve morluklar tamamen geçmiş olur. Hastalar 1 hafta sonunda işlerine dönebilirler.
Yüz Estetiği
Dünyaya açılan, kişiliğimizi ve karakterimizi yansıtan bir parçamız olan yüzümüzün görüntüsü ve yapısı ilk çağlardan bu yana ilgi uyandırmaya devam etmektedir. Her birimizin kendine has özelliklerini taşıyan yüzlerimiz, eşsiz ve her şeyiyle bizlere ait ve bizi anlatmaktadır. Yüzümüz, karşımızdakilerin bizimle ilgili bir fikir oluşturmak için baktığı ilk noktadır. Bu nedenle yüz güzelliği her zaman beğeni toplamış, yüzün sahip olduğu oranlar ölçülmüş belli bir estetik zevk oluşmuştur. Yüzdeki kaş, göz, dudak, burun gibi uzuvlarımızın birbiri ile ideal oranı Antik Yunan’dan bu yana hesaplanmış ve altın oran dediğimiz bir estetik kalıbına ulaşılmıştır. Evrende yaratılmış her şeyde bu kusursuz estetik oranına rastlamak mümkün, bir salyangoz kabuğundan tutun da günebakan çiçeğine kadar… Doğası gereği her zaman kusursuzluğu ve güzelliği büyüleyici bulan insanoğlu, altın oranı kendi yüzü için de hesaplayıp, ideal güzelliğin nasıl olması gerektiğini estetik anlayışıyla ortaya koymuştur. Hayat gibi insan yüzünün de altın oranda ölçülüp biçildiği gibi her zaman kusursuz olması imkansızdır. Bazen genetik ve bazen ırksal özelliklerden pek de hoşnut olmayacağımız bir yüzle doğabiliriz. Belki de zamanın yorgunluğu yüzümüzde kendini çizgiler olarak gösterecektir. İstenmeyen bir kaza ya da herhangi bir müdahaleyle meydana gelen iz ve yaralardan da artık tıptaki gelişmeler sayesinde kurtulmak hem mümkün hem de düşünüldüğünden daha kolay. Yüze yapılacak estetik müdahalenin artık sadece cerrahi olarak yapılması gerekmiyor; gelişen teknoloji estetik konusunda da atılım göstermekte. Cildinize küçük dokunuşlar ve uygulamalar, birkaç enjeksiyonla on yaş gençleşebilmek mümkün. Böylece yüzünüzde hem doğal bir görünüm yakalayabilecek hem de ameliyatın risklerini göze almak zorunda kalmayacaksınız. Yüzünüzün hangi müdahaleye ihtiyaç duyduğunu, hangi yöntemle yapılması gerektiği, uzman bir doktorla görüşüp, karşılıklı bu konuyu müzakere edip, muayeneden geçtikten sonra doktorla ortak bir yolda buluşarak karar vermeniz sağlıklı olacaktır. İlerleyen günlerde daha çok müdahaleye yol açıp kendi doğal güzelliğinizi kaybetmenize neden olacak uzman olmayan kişilerin yüzünüze yapacağı herhangi bir uygulamadan uzak durmanızı tavsiye etmekteyiz. Yüzünüzün yapısıyla ilgili memnun olmadığınız, yüzünüzde bütünlüğü bozduğunu düşündüğünüz herhangi bir uzvunuz için doktorunuzla kararlaştıracağınız çene, çene ucu, yüzdeki kemik fazlalığı veya eksikliği, burun estetiği, yüz germe ve gençleştirme, göz kapağı estetiği, kaş kaldırma, dudak dolgunlaştırma veya belirginleştirme, kulak estetiği -kepçe kulak ameliyatı-, yağ enjeksiyonu, migren tedavisi, deri lezyonlarının tedavisi gibi cerrahi bir müdahalede ile çözüme ulaşabilirsiniz. Bunların dışında yaşlanmaya bağlı oluşan deformasyonlar, yağ dokusunun kaybıyla oluşan kırışıklık ve sarkmalara, mimik çizgileri, zamanla oluşan sarkmalar, cildin incelmesi ve zamanla bağlı oluşan sarkmalar, yüz ve çene kemiklerindeki orantısızlık gibi sorunlarınız ve yüzünüzü gençleştirmek için de doktorunuz tavsiyesi ile çoğunlukla cerrahi olmayan yöntemlerle sorunlarınız giderilebilecektir. Yüz gençleştirme, soyma, botoks, dolgu, PRP gibi tedaviler de ameliyatsız estetik olarak gerçekleştirilebilir. Doktorunuzla karşılıklı kararlaştırabileceğiniz ameliyatsız ve ağrısız, likit-sıvı yüz germe tekniğinin yanı sıra dolgu materyalleri kullanarak elmacık kemiği ve şakakları doldurma operasyonu, son günlerin gözde doğal gençleşme tekniği yüzün iplere reaksiyonu ile oluşan kollajen ve fibroblast üretimi sonucu ciltte yenilenme işlemi olan örümcek ağı yöntemi ile dünyaya daha genç bakabilirsiniz. Her haliyle güzel olan kadınların kendini daha güzel ve genç hissetmesi, hissettirmesi için…

Göz Kapağı
Yaşlanma ve yerçekimi faktörlerinin de oluşturmuş olduğu etkileri ile oluşan üst göz kapağı cildinde sarkma, kırışma; alt göz kapağında torbalanma ve gevşemelere yönelik olan cerrahi girişimdir. Bu operasyon ile üst göz kapağındaki deri fazlalığı alınır ve döz kapağındaki gevşeklik giderilir, torbalanma dediğimiz yağ dokusu fıtıklaşmaları yeniden şekillendirilir. Böylece kişiler yorgun ve uykusuz görünümlerinden kurtularak daha canlı bir görünüme kavuşur. Göz kapağı estetiği genellikle 30 yaş sonrasında, üst göz kapağında deri fazlalığı olan ve alt göz kapağında torbalanmaları olan hastalara yapılmaktadır. Tüm estetik cerrahi operasyonlarında olduğu gibi göz kapağı estetiği ameliyatı öncesinde de hasta eğer kullanıyorsa sigarayı ameliyattan 2 hafta önce ve ameliyattan 2 hafta sonra olmak üzere bırakmalıdır. Kan sulandırıcı Aspirin veya benzeri ilaç kullanımı varsa en az 10 gün öncesinden bırakmalıdır. Sürekli aldığı başka ilaçlar ya da vitamin hapları (Ginseng, Gingkobloba, CoQ vs. Içeren) varsa mutlaka 1 hafta öncesinden kesilmelidir. Bunların dışında farklı bir durum mevcutsa yine hasta doktoruna bilgi vermelidir. Üst göz kapağındaki kesi göz kapağı kıvrımı hizasında, alt göz kapağında da kirpiklerin hemen altında veya bazen de kapak içlerinde yer alır. Fazla cilt dokuları çıkarılır fıtıklaşan yağlar yeniden şekillendirilerek göz kapağı ile yanak geçişi daha pürüzsüz hale getirilir. Operasyon genelde 45 dakika -1 saat arası sürmektedir. Operasyondan sonra aynı gün taburcu olunabilir veya 1 gece yatış gerekebilir. Göz etrafında hafif morluk ve şişme olabilir. Dikişler genelde 5-7. gün alınır. 1 hafta sonra şişlikler ve morluklar tamamen geçmiş olur. Hastalar 1 hafta sonunda işlerine dönebilirler.
Yağ Aldırma
Vücutta kilo almaya ya da zaman bağlı olarak biriken bölgesel yağ dokularını ince kanüller yardımıyla emerek vücuttan ayrılması işlemine Liposuction denilmektedir. Cilte elastikiyeti iyi durumda olan ve bölgesel olarak dirençli yağlanma bulunan kişiler için Liposuctionuygulanabilecek yöntemlerden biridir. Bir vücut şekillendirme operasyonu olan liposuction, aşırı cilt sarkıklığı olan kişilere tavsiye edilmemektedir. Doktorunuzun tercihine göre lokal ya da genel anestezi ile yapılabilecek olan bu operasyonda, işlem yapılacak bölgeye yakın kıvrım yerlerinde yapılacak 2-4 mm kesilerden, kanamayı azaltacak özel solüsyonlar verilmektedir, bunlar aynı zamanda ağrı kesici niteliğe de sahiptir. Kesilerden içeri girilerek lazer çubuklarıyla yağların kolay parçalanması sağlanacaktır. Daha sonra kanüller vasıtasıyla parçalanan yağ dokuları çıkarılır. Kullanılan lazer teknolojisi sayesinde elde edilen ısı vasıtasıyla cilt gerginleşirken, operasyon sırasında daha az kanama görülecektir. Özel işlemle alınan yağlar istenilen bölgelere yerleştirilerek vücut yeniden biçimlendirilecek. Operasyon sonrasında vücutta istenilen biçimlendirmeyi elde etmek için hastaya korse giydirilir ve iki, üç hafta korse giyilmeye devam edilmesi gerekmektedir. Yapılan operasyonun büyüklüğüne göre aynı gün hasta aynı gün taburcu edilebilecekken hastanede bir gece de istirahat edebilir.
Meme Estetiği
İlk çağda bu yana doğurganlığın ve bereketin sembolü olarak görülen kadın memesi, hem vücut estetiğinde hem de sağlığında oldukça önemlidir. Geçmişte doğurganlığı ve yaratıcılığı sembolize eden ana tanrıçalar büyük göğüslü ve kalçalı olarak tasvir edilirken Antik Yunan tanrıçalarından Artemis heykeli göğüslerinin çokluğuyla bereketi ve verimliliği çağrıştırmaktadır. O çağlarda oluşan büyük göğüsün bereketi ve doğurganlığı çağrıştırdığı algısı günümüze kadar gelmiştir. Afrodit heykeli ile kadın bedeni idealize edilmiş, vücutla oranlı ve dik memeler estetik olarak cazip görülmeye başlanmıştır. Meme yapısı gereği yağ hücreleri ve süt bezlerini barındırdığı için metabolizmamızdan ve hormonal değişikliklerden etkilenebilmektedir. Gebelik ve emzirme döneminden sonra meme yapısında oluşan değişikliklere bağlı olarak sarkma, asitmetriklik ve şekilde bozulma oluşabilmektedir. Kilo alıp verme ve zamana bağlı olarak da memelerde çeşitli deformasyonlar ortaya çıkabilecektir. Bazen de yapısal olarak küçük ya da çok büyük memeler de kadınlarda hem görsel hem de sağlık açısından kaygı yaratmaktadır. Tıptaki gelişmeler ve estetik operasyonların yaygınlaşmasıyla meme estetiğinde de farklı uygulamalar ve çözümler geliştirilmiştir. Kendi dokusundan yağ alınarak transfer işlemi ile meme büyütme işlemi gittikçe yaygınlaşmaktadır. Vücudun belirli bölgelerinden alınan yağ dokuları, memelere enjekte edilerek göğüsler şekillendirilir ve hacim kazandırılır. Fakat günümüzde de meme estetiğinde hala en yaygın olarak silikon protezler kullanılmaktadır. Bu operasyonlar sonucunda istenilen dikleştirme, şekillendirme gerçekleştirilerek sarkma gibi zamanla meydana gelecek deformasyonlar giderilecek ve eğer iki meme arasında oransal bir farklılık söz konusuysa bu şekilsel bozuklukta düzeltilecektir. Ülkemizde meme küçültme ameliyatı da sıklıkla başvurulan estetik operasyonlar arasında yer almaktadır. Büyük meme özellikle kadınlarda görsel sıkıntıların yanı sıra sırtta ağrı ve iki meme arasında kızarıklık, pişik gibi sağlık sorunlarına neden olmaktadır. Uzman bir estetik doktorunun yapacağı ameliyatla süt kanallarına ve süt bezlerine zarar verilmeden belli bir oranda doku çıkarılarak memede küçültme operasyonu gerçekleştirilecektir.
Meme Büyütme
En çok başvurulan estetik operasyonlarından biri olan meme büyütme ameliyatları ile güzelliğine düşkün kadınlara kalıcı olarak göğüs güzelliği sağlanmaktadır. Meme büyütme ameliyatlarının amacı sadece meme büyüklüğünü yetersiz bulanlar için meme ölçüsünü büyütmek değildir. Bu amaçla yapılan operasyonların yanı sıra memelerde zamanla, emzirmeyle ya da aşırı kilo alıp verme ile görülen sarkma ve şekil bozukluğu gibi durumlarda da oldukça başarılı bir sonuç alınabilmektedir. Meme büyütme ameliyatlarında en çok kullanılan yöntemlerden biri de silikon implant kullanılarak yapılan estetik cerrahi operasyonlardır. Bu ameliyatlarda kullanılan silikon protezler, meme dokusu için özel üretilmiş, sağlığa hiçbir zararlı unsur içermeyen implantlardır. Silikon protezlerin içi de silikonla üretildiği için delinmez ve meme dokusunun içine dağılmaz özelliktedir. Meme büyütme operasyonundan sonra anne olup, çocuklarını emzirmek isteyen kadınlar için de silikon implatlar hiçbir sakınca oluşturmamakta ve süt kanallarına zarar vermemektedir. Bu protezlerin şekline ve büyüklüğüne operasyondan önce doktorunuzla birlikte karar verebilirsiniz. Vücut ölçüleriniz ve göğüs genişliğiniz de dikkate alınarak yerleştirilen silikon protezler, size dışardan fark edilmeyecek doğallıkta bir görünüm sağlayacaktır. Meme büyütme ameliyatlarında silikon protezlerin yerleştirilebilmesi için dört farklı yerden kesi açılabilmektedir. Operasyon sonrasında kesi izi tamamıyla geçmeyeceği için doktorunuzla bu kesi yerleri konusunda karar vermeniz önem taşımaktadır. Meme altından, meme ucundan, koltukaltından ya da karından içeri girilerek protezler yerleştirilebilmektedir. Diğer bir meme büyütme tekniklerinden biri olan yağ transferi yoluyla yapılan operasyonlarda, özellikle memelerde şekil bozukluğu ya da asimetriklik söz konusu ise oldukça başarılı bir sonuç elde edilmektedir. Fakat bu operasyonlarda memelere transfer edilen yağ dokularının bir kısmı zamana bağlı olarak eriyeceğinden, daha az kalıcı bir sonuç elde edilmektedir. Bu teknikle bir meme büyütme ameliyatının yapılabilmesi için hastanın vücudunda yeterli oranda fazla yağ dokusunun bulunması gerekmektedir.
Meme Dikleştirme
Zamana ve kilo alıp vermeye bağlı olarak ya da doğum sonrası görülebilecek memelerde sarkma ve içi boşalmış bir görüntü oluşan hastalarda memelerin tekrar istendiği gibi şekillendirilerek dik bir görüntüye sahip olmasını sağlama işlemidir. Hastada yeterli meme dokusu bulunmuyorsa hacimli protezlerin yardımıyla da meme dikleştirme sağlanabilir. Genel olarak iki, üç saat süren operasyonda, meme başının etrafında ve aşağıya doğru yapılacak kesilerden içeri girilerek; meme başı olması gerektiği hizaya yerleştirilir, meme biçimlendirilir ve fazla cilt çıkarılır. Bu esnada gerekli görüldüğü taktirde protezler kasların üzerine yerleştirilerek memeler istenildiği oranda büyütülecektir. Hastanın bir gece hastanede istirahat etmesi gerekmektedir. Hastane çıkışında takılacak destekleyici sütyenin üç hafta çıkarılmaması gerekmektedir. Ameliyat sonrası oluşabilecek ödem iki ay içinde geçerek, meme istenen görünüme kavuşacaktır.
Meme Küçültme
Hastada sırt ağrılarına, meme aralarında pişiğe neden olabilecek kadar büyük memelerin ya da yaşa bağlı olarak sarkma oluşan memelerin dikleştirilip ve küçültülerek yeniden şekil verilmesi işlemine meme küçültme ameliyatları demekteyiz. İki, üç saat sürecek operasyonda, genellikle meme başının etrafı ve aşağıya doğru açılacak kesilerden içeri girilerek fazla meme dokusu ve sarkık cilt dışarıya çıkarılır. Memenin kalan kısmı yeniden şekillendirilerek ameliyat nihayetlendirilir. Meme küçültme operasyonlarında ameliyat izi iki ay sonra silikleşmeye başlarken bir yıl sonunda çok az fark edilir bir iz kalacaktır. Hastanın bir gece hastanede istirahat etmesi gerekmektedir. Hastane çıkışında hastaya takılacak destekleyici sütyenin üç hafta boyunca çıkarılmaması tavsiye edilmektedir. Bir hafta sonra normal hayatına dönecek hastanın bir, iki hafta boyunca spor yaparken dikkat etmesi gerekmektedir. Büyük meme nedeniyle postür bozukluğu çeken hastalarda ikinci günün sonunda düzelme görülmektedir. Memelerde görülen ödemler iki ayın sonunda geçerek, normal görünüm sağlanır. Anne olmak isteyen hastaların, bebeklerini emzirmeleri için ameliyat herhangi bir sorun teşkil etmese de, süt bezlerinin bir kısmının operasyon sırasında çıkarıldığı göz önünde tutulmalıdır. Ameliyattan sonra kilo alıp verme ve gebelik neticesinde memelerde tekrar şekil bozuklukları görülebilir.
Burun Estetiği
Karakterimizle en çok özdeşleşen organımız burnumuz, yüzümüzün tam ortasında yer aldığı için her zaman ilgi çekici olmuştur. Kusursuz yüz ve estetik algı peşinde olan Antik Yunan sanatçıları ağız boyu ile burun genişliğini oranı, burun genişliği ile burun delikleri oranı ve dudak – kaş birleşim yeri ile burun boyu oranını altın oran olarak hesaplanmış. İnsan algısı zaten güzeli hemen fark edip, kusuru yakalama özelliğine sahip olduğu için altın orana başvurulmadan da oransal bozukluk gözle hemen fark edilmektedir. Cezar’ın burnu, Fatih Sultan Mehmet’in burnu, Kleopatra’nın, Nefertiti’nin burnu, Sfenks’in kırılan burnu gibi burun her zaman konuşulmuş ve karakteristik bulunmuştur. Genetik ve ırksal özelliklerle burnumuz her zaman ideal oranlarda olmayabilir. Yirminci yüzyılın başında sadece sahne sanatçıları tarafından tercih edilen ve maddi olarak yaptırılabilen burun estetiği teknolojinin yaygınlaşması ve ucuzlamasıyla artık herkesin ulaşabileceği ücretlerde. Yüz güzelliğinin en önemli unsuru olan burnunuzda herhangi bir estetik müdahaleye karar vermek için öncelikle doktorunuza güvenmeniz ve ona istediğini burun tipini anlatarak karşılıklı olarak yüzünüze gidebilecek bir burun şekli üzerinde karar kılmanız gerekmektedir. Yüz tipinize, ağız, kaş ve göz oranına göre, nefes alma kalitenizi düşürmeyecek yapıda size, yeni bir burun tasarlanacaktır. Küçük ve kusursuz bir burun yapısındansa yüzünüze uyacak hatta estetik olduğu anlaşılmayacak bir estetik operasyonu geçirmeniz sizi ilerki zamanlarda da mutlu edecektir. Zira memnun kalınmayan bir estetik operasyon birbirini tekrar eden birçok müdahaleye yol açabilecektir. Tecrübeli bir doktor tarafından doğru şekilde gerçekleştirilecek bir burun estetiği ameliyatı, nefes almanızı kolaylaştırırken, hem kendinizi güzel hissettirecek hem de hayata güvenle bakmanızı sağlayacaktır. Burun estetiği ameliyatından önce eğer sigara içiyorsanız, burun damarlarını büzüştürüp solunum yollarını etkileyip, iyileşmenizi geciktireceği için operasyondan iki hafta öncesinde bırakmanız gerekmektedir. Burun, vücudumuzda en çok kanama olan bölge olduğu için, herhangi bir kanamaya yol açmaması için aspirin ve benzeri kan sulandırıcı ilaçların ameliyattan önce alınmaması önemle tavsiye edilmektedir.
Burunucu Estetiği
Burun ucu estetiği özellik sadece burunun ucundaki kıkırdakların yeniden şekillendirilmesi ve düzeltilmesi sonucu iyi sonuç alacağımız hastalara uygulanmaktadır. Bu ameliyatta üst taraftaki kemiğe herhangi bir müdahale edilmiyor. Ameliyat lokal anestezi yada genel anestezi altında yapılabiliyor. Tüm müdahale aslında burnun alt 1/3 kısmındaki kıkırdaklara yönelik oluyor. Burun ucu yeniden şekillendirilebilir, sivriltilebilir ve hastanın isteği doğrultusunda birazcık daha kaldırılarak daha kibar bir forma getirilebilir. Burun ucu estetiğin de iyileşme süresi, nispetten diğer burun ameliyatlarına göre çok daha hızlıdır. Ameliyat sonrası hastanın yüz çevresinde, şişlik ve morluk olmadan burun yeni görünüm kazanmaktadır. Burun ucu estetiğinde, özellikle seçilmiş hastalarda çok iyi sonuçlar alınmaktadır.
Annelik Estetiği
Doğum sonrası kadınlarda görülebilecek vücut deformasyonlarının tek seansta düzeltilmesine Annelik Estetiğidenilmektedir. Her annenin vücut yapısında kendine has hasarlar oluşacağı için doktorunuz tarafından operasyon kişiye has biçimlendirilecektir. Genellikle liposuction, memelerin yeniden şekillendirilmesi, karın germe gibi işlemleri kapsamaktadır. Doğumdan önceki vücut yapısına tekrar dönmek isteyen kadınların başvurduğu bu cerrahi yöntem, üç ile beş saat arasında sürmektedir. Hastanın karnındaki genel duruma bakılarak tam karın germe ya da mini karın germeoperasyonu yapılabilecektir. Memeler istenilen forma sokularak, mevcut durumda oluşmuş büyüme, pörsüme ve sarkma gibi sorunlar giderilir. Gerekli görüldüğü taktirde liposuction ile bölgesel yağ dokuları alınarak, vücutta istenilen bölgelerde şekillendirme yapılabilmektedir. Hastanın bir ya da iki gece hastanede istirahat etmesi gerekmektedir. Yapılan operasyona göre üç hafta süresince korse ve destekleyici sütyen takmaları gerekmektedir. Hasta birkaç gün sonra normal yaşantısına dönebilecektir.

Add a Comment